Kur’an’daki İbrahim’i Türkiye halkını tanıdıkça daha çok anladım…
Kur'an'daki İbrahim'i Türkiye halkını tanıdıkça daha çok anladım...
güce, otoriteye, hakime sığınma,
otoritenin gölgesinde doğruya karşı nefer olma,
zayıfa, düşmüşe, acize ve zorda kalmışa kodamanlık taslama,
emeği ve hakkı görmezden gelme,
içten içe kıskançlık, kin, nefret, kibir, haset vs. yoğurma,
ya sayısal çokluğuyla ya da title’ıyla mağrur olma,
Allah hariç her şeye iman edebilecek potansiyelde olma,
kamu düzenini hiçe sayıp, terörü dar anlamda yorumlama,
yalaka olma, yalaka arzulama,
tükettiğince yaşadığını sanma, tüketemiyorsa ağlama,
dedikodu ve gıybet ile dilde, hançer ile kanda pusu kültürüne mutlak ait olma,
hiç ölmeyecekmiş gibi yaşama,
ya da ölü gibi bir tarikat uğruna yaşayanları cehenneme yakıştırma,
duygularının ve kimyasının bedelini tabiata yansıtma,
kompleksleri uğruna her şeyi yapabilecek bir aşağılık olma,
bilmeden fikir savunma,
bildiğinde susma,
şark kurnazı, politik doğrucu, ortanca olma,
had’di kendine gurur meselesi yapma,
adam yerine koyulduğunda, adam yerine koyulduğunun bedelini ödettirme,
varlığıyla kitabi misallerdeki örnekleri tastikleme,
pusu kültüründen gelen ortadoğulu zavallılar….
İbrahim’lerin merhametini tükettiniz, Yavuz’ların kininin şiddetiyle gebereceksiniz!..

Ahlaki çöküş çoktan yaşandı 🙂 burdan dönüşü olur mu bu saatten sonra çok zor
Elinize sağlık, çok iyi özetlemişsiniz hocam. Nasıl bir düzene getirdiler Akıl, fikir ermez.
Çürümüşlük pespayelik yozlaşma yolsuzluk hırsızlık adaletsizlik zulüm ayyuka çıktı… Her şeye rağmen %40 oyları varsa bu toplum yok olmaya mahkum, ama diğer yarının suçu ne
Hayır! Katılmıyorum… Bahsettiğim düşünce herhangi bir partiyi ya da kitleyi hedef almamakta! Zaten her şeyi siyasi yorumlamaktan da olanlar oldu desek yeridir. Keşke bi satırda böyle bir ifadeye yer verseymişim. Toplumun diğer yarısı dediğinizde çok erdemli olduğu için diğer yarıda olduğunu düşünmüyorum. Toplum tüm kutuplarıyla çöküş sürecindeydi ve büyük oranda bu çöküş gerçekleşti…
Değerli hocam, bir tesadüf eseri görüp okuduğum ki, meslekî bir takipçiniz falan da değilim, teşhisiniz maalesef doğrudur. Maalesef ayakların baş olduğu, liyakatin yerini sadakatin aldığı ama bu sadakatin âdil ve iyi olana karşı değil de adaletsiz ve kötü olana karşı gerçekleştiği yâni bir tür çeteye aidiyet şeklinde gerçekleştiği ve bir de üstüne üstlük hâlâ “kendilerini Hak ve Hakikatin temsilcisi gibiymiş gibi utanmazca yutturmaya çalışanların yerin dibine batasıca devirlerinde” bulunuyoruz. Hz. İbrahim’in Rabbinin yâni onun tabiriyle “Doğunun ve Batının Rabbinin” veya aslında her şeyin sahibinin sizi bu çizgide korumasını ve kötücül zihniyete ve fiiliyata karşı hep muzaffer kılmasını içtenlikle niyaz ederim. Yolunuz hep açık ve aydınlık olsun.
Teşekkür ederim 🌹
Amin, ecmain…
Vahiy kaynaklı olmayan hiçbir bilginin Doğrulugu kesin değildir.
Matrix’in içindeki insanoğlu kendi kendine ürettigi ahlaklar ile iyiyi inşa ettiği veya etmeye çalıştığını yanılıgısı içinde, oysaki sadece halüsünasyon görüyor, sistemin bilgi kaynağı & yorumlama sistemi nin beslendiği kaynak Hak tan yana doğru değil.
Felaha erişmek için Vahyin ipine sımsıkı sarılmaktan başka çözüm yok, halüsünasyon lar içindeki tüm algılara karşı taarruz halinde hergün 5 vakit defalarca herkesin duyacağı şekilde bu çağrıyı yaparlar, Haydin Kurtulaşa !
Biz (bende dahil) ortadoğu halkları dinimiz ne olursa olsun hep böyleyiz malesef. O yüzden kaç bin peygamber gelse veya din gelse peygamberlerin ve dinlerin adı da değişse değişen sadece isimler olacaktır. Bu düşünce yapımızla en yalancı, en sahtekar, en suçlu ve en gaddar olmaya devam ederiz. Bizden umudu kestim. Bizden biri gibi olmayanlar çok şanslı.